ANASAYFA ANASAYFAM YAP FOTO GALERİ VİDEO GALERI SON DAKİKAÜYELİKİLETİŞİM
Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Geçmişini Bilmeyen Geleceğini Çizemez!
20 Şubat 2012 Pazartesi 15:52:32

YAZI DİZİSİ: 1

Evet; tarih, hepimizin ortak değeridir. Resmi ideolojinin dayattığı tarih bu gün sorgulanıyorsa, bu önceden yapılmış hataları telafi içindir.  Dün “kara”  dediklerimize bu gün “ak” diyoruz. Menderes’e ve Nazım’a “iadeyi itibar” verildi ve daha nicelerine verilecek...

Bir önceki yazımızda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Tek Parti Dönemi Cumhuriyet Halk Partisi’ni eleştirerek CHP’de yeni bir kapı araladığını” yazmıştık. Kılıçdaroğlu; Nazım Hikmet için “Nazım Hikmet’i CHP sürgün etmedi mi, Sabahattin Ali’yi CHP öldürmedi mi” özeleştirisini yapıyor. Hatta “Atatürk’ü Koruma Kanunu’nun kaldırılması gerektiğini” bile söylemektedir. Biz de “katkı olsun diye önümüzdeki hafta CHP’nin ‘Tek Parti Dönemi’ni bir olaydan hareketle ‘zihniyet’ bazında değerlendireceğiz” demiştik…

“Bin yıllık medeniyet kodlarının nasıl formatlandığını” anlatmaya kalkınca, birilerinin ezberi bozulacaktır ve karşı çıkacaktır. Birileri istemiyor diye “ülkemize hizmet etme” davasından kimse bizi alıkoyamaz, “kınayanın kınamasından” korkmayız. 

Bizim işimiz kuru gürültü değildir. Hele “kavga” hiç değildir. “Sağcılık-Solculuk” meselesinin yanından bile geçmeyiz. Biz “kulluğu” yapabildiğimiz ölçüde kendimize yöntem belirledik. Tek şikâyetimiz var;  “ölüm” ve o da “Hak emrivaki olunca” teslim olacağız.   

Son 10 yılda bütün aksaklıklara rağmen azımsanmayacak derecede “demokratik gelişmeler” olmuştur. Bazıları “bu dönemde dün konuşulmayan şeyler konuşulabiliniyor,  çok ileri gidildi” diyebilirler.  İleri giden bir şey varsa “ileri demokrasi” denen şeyde mesafe almamızdır. Alışık olmadığımız bir süreci hızla tatmaya başlayınca bünyede “hazımsızlıklar” olabiliyor… 

Efendim yazılarınızda; “eskiyi karıştırmasanız, geçmişi kurcalamasanız, tarihi şahsiyetler bu milletin ortak değerleridir …”   mealinde bildiğiniz “marjinal” sözler duyuyoruz.  

Yine de cevap verme nezaketini elden bırakmadan Alman şair Goethe`nin ifadesiyle şunu söyleriz; Goethe, “üç bin yıllık geçmişinin hesabını
yapamayan insan günübirlik yaşayan insandır”
der. Bizim işimiz insanlık tarihinin yanında kendi tarihimize karşı da yabancı olmamaktır. Kendi tarihimizi bilir isek, istikametimiz daha düzgün olur. Tarihe sövülmez, tarihten ibret alınır.

Eskiden derlerdi; “evladım siyasetle uğraşma, iyi bir şey değildir” diye. Bu söze “neden amca” diye sorulunca; “ben o kadarını söyleyeyim, nedenini sorma” diye cevap verilirdi. Nedeni basitti; çünkü “12 Eylül Darbesi” öylesine korkuttu öylesine sindirdi ki bu insanları; yeni nesle “korku duvarları ördürme” görevini bilinçaltına kazımışlardı. “Siyasete ilgisiz kalmanın mevzili düşmanlara terk etme” manasına geldiğini algılayamaz hale getirildi. “Fikirlerin çatışmasıyla hakikatler ortaya çıkar”  sözünden “devletle çatışma veya devlete kalkışma” diye algıladılar.  “Ülkeyi yönetenin siyaset olduğunu, bağımsızlığın yegâne şartının siyasetten geçtiğini” idrakten yoksun bırakıldık. Sadece kendi saltanatlarının kölesi olmalarını “vatanseverlik” olarak işlemişlerdi. Tarih eleştirilirse “saltanatın da biteceği korkusu” onlara “ihtilalları meşru” göstertiyordu. Halka, devletin “şefkat elini” uzatacaklarına “devletin tunç eli” gösterildi. Hayatın her alanında “korku duvarları” örüldü.  İnançlı insanlara  “irtica-gerici” yaftaları bu yüzdendi. “Laiklik” onlar için sadece “istismara açık” araçtı…

“Her şeyi devletlûlarımız bilir” taba yaklaşımı beklentisinde olan “kent soylularımız” her zaman olacaktır.  Bu kent soyluları her zaman “halkı gütmek” arzusunda olmuşlardır.  Kendilerini; “çağdaş, modern, her şeyi bilen,  her şeyi öngören”;  halkı ise “güdülmeye müsait cahil sürüsü, taba” gördüler. Tahammülsüzdürler. Fikri altyapıları “çatışma” üzerine inşa edilmiştir. Bu “fikri sabit elitistler”   kendilerini   “demokrat” olarak tanıtmaktan da hiç geri durmazlar!

 “Kapalı bir topluma nasıl şekil verebiliriz” diye toplum mühendisliği yapmak onların işiydi.    Ancak dünya çok değişti. Toplum mühendisliği sonucu ortaya çıkmış yönetimler; “kendilerini yenileyemedikleri için”, çağın gerçeklerine ayak direttikleri için “iflas” etmişlerdir. İşte dünyada cereyan eden iç ayaklanmalar, yönetimlere olan kalkışmalar…

Geçenlerde Kore Devlet Başkanı’nın ölüm yası vardı. Kore’nin askeri yönetimi halkı öylesine kabzetti ki; sivil halka o soğuk havada başlarını bile örtmelerine müsaade etmedi.  Bütün halk nizami bire şekilde yas tutması bizim tuhafımıza gitmişti, hatta ülkemizde işi “komediye” götürenler bile olmuştu…

Her toplumun değerleri ve inanışları var. Medeni insan olmanın ölçütü; o halkların saygıya değer bulunmasıdır. Ama bizi bu sıra dışı yaklaşıma iten, “Kore halkıyla dalga geçirttiren,  Kore halkının değerleri miydi” yoksa “günümüz dünyasının çağdaş değerleri ile bağdaşmayan; zorba, baltacı, militarist bir yönetim cenderesinde hapsolmaları ve kabuklarını atamamaları” mıydı? Biraz üzerinde “tefekkür” edelim!

Not: Yazının devamı iki gün sonra!

 

Bu Yazi 137 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (1) adet yorum eklenmiştir.
@recep okumuş
27 Şubat 2012 Pazartesi 07:11:37
nasrettin hoca ışık tutmaya devam eder şu bizim( C H P) nin geçmişine geleceğine...... hoca yaşlanmıştır. gücünü kuvvetini kaybetmiştir. arkadaşlarıma sorayım acaba onlarda benim gbi kuvvet kaybına uğradımı diye..derken sormuş:nasıl arkdaşlar gençlikteki gbi kuvvetiniz yerindemi? hocam nerdeee yok artık.hoca:nasıl olur benim kuvvetim 20 yaşım daki gbi. arkadaşları sorar hocam nasıl olur? hoca: 20 yaşimdaydım evin önünde bir taş vardı uğraşmış kaldıramamıştım bugün uğraştım yine kaldıramadım..
  YORUM DEVAMI
» BU VAHŞET DURDURULSUN! 17 Mayıs 2012 Perşembe 09:31:41
» 1 MAYIS`IN ARDINDAN! 07 Mayıs 2012 Pazartesi 09:50:31
» CHP`DEN AYRILAN VATAN HAİNİ Mİ? 01 Mayıs 2012 Salı 18:52:47
» KİNİNİZİN DAVACISI OLUN! 16 Nisan 2012 Pazartesi 10:32:07
» NETEKİM YAŞINI KÜÇÜLTÜP İDAMINA! 10 Nisan 2012 Salı 11:22:29
» ŞEHİT YASASI! 04 Nisan 2012 Çarşamba 21:08:43
» DEPREM SONRASI İLETİŞİMSİZLİK VE FISILTI EDEBİYATI 28 Mart 2012 Çarşamba 12:54:24
» BARAKALARDAN ÖDTÜ İNŞA EDİLDİ! 19 Mart 2012 Pazartesi 14:51:37
» 4+4=KANLI MI OLACAK KANSIZ MI? 14 Mart 2012 Çarşamba 16:47:47
» ERBAKAN HOCA 01 Mart 2012 Perşembe 09:51:34
» ZİHNİYET PROBLEMİ DEVAM EDİYOR! 27 Şubat 2012 Pazartesi 10:04:50
» ÖNCE KENDİMİZE BAKALIM! 23 Şubat 2012 Perşembe 14:18:35
» CHP, YENİ BİR KAPI ARALADI! 13 Şubat 2012 Pazartesi 10:50:31
» ATATÜRK VE GENÇLİĞE HİTABE 06 Şubat 2012 Pazartesi 18:49:15
» BATI NEREYE GİDİYOR? 30 Ocak 2012 Pazartesi 07:13:17
» ARDEŞEN TARİHİ MEZAR KİTABELERİ 24 Ocak 2012 Salı 10:25:02
» Muhalefet Şovenizmi Devri Bitmiştir 17 Ocak 2012 Salı 09:56:11
» KADERİN ÜSTÜNDE BİR KADER VARDIR! 09 Ocak 2012 Pazartesi 21:02:15
» VEKALET İŞİ KOLAY DEĞİL 03 Ocak 2012 Salı 10:43:56
» MENDERES EMANETTİ ! 26 Aralık 2011 Pazartesi 12:37:34
» KAPİTALİST SERMAYEDAR PARTİ! 19 Aralık 2011 Pazartesi 10:11:37
» TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ? 12 Aralık 2011 Pazartesi 11:24:27
» İŞİ DELİLİĞE VERDİLER! 05 Aralık 2011 Pazartesi 12:57:44
» GÖZÜN ARKADA KALMASIN HOCAM! 29 Kasım 2011 Salı 10:36:18
» CHP, DERSİM`DE BOĞULUR MU? 21 Kasım 2011 Pazartesi 14:29:29
» ŞEFLİK DÖNEMİ BAŞKA, SON MOHİKAN BAŞKA 14 Kasım 2011 Pazartesi 12:38:33
» CENAZE MERASİMİNDE ALKIŞ! 04 Kasım 2011 Cuma 17:49:37
» CUMHURİYET`İN 88. YILI 02 Kasım 2011 Çarşamba 13:05:11
» DEPREM İLAHİ İKAZDIR! 31 Ekim 2011 Pazartesi 10:11:42
» KADDAFİ`YE REVA MI? 22 Ekim 2011 Cumartesi 16:14:30
RİZE HABER
RİZESPOR
SİYASET
SÜPER LİG
BANK ASYA 1.LİG
KARADENİZ
KÜLTÜR & SANAT
DÜNYA
EKONOMİ
YURTDAN HABER
SAĞLIK
SPOR HABERLERİ
Çok Okunanlar
Copyright © Ajans53.com 2010
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz
Yazılım: Rizedeyiz Bilgi İşlem Web Servisi